Dergi

Üzerinize afiyet; Oral Fiksasyon

Freudsal çırpınış ve de çarpıntılar içinde belki de en mühimlerinden birisi de oral fiksasyondur gibime geliyor.

Peki nedir bu oral fiksasyon?

Meseleye en baştan başlamak gerek. Ortam flulaştıysa başlayalım.

Meşhur psikoanalistimiz Sigmund Freud hazretleri, Psikoseksüel Gelişim Kuramı olarak isimlendirdiği meşhur kuramında, insanın psikolojik ve seksüel gelişimini birbirine bağlayıp bunları birkaç aşamaya ayırdı.

İlk döneme Oral Dönem dedi . Dedi ki bu dönemde insanın haz merkezi ağız ve çevresidir. Emme refleksinden tutun da bebeklerin parmaklarını ve buldukları türlü ıvır zıvırları ağızlarına götürme davranışlarını bununla ilintiledi.

Diğer aşamalar isim bazında Anal Dönem, Fallik Dönem, Latens Dönem ve Genital Dönemdir. Wiki.

Freud diyor ki, eğer canımcım sen oral dönemde umut edilen, yaşaman gereken hazzı yaşayamazsan, oral dönemin intikamı çok pis olur. Ömür boyu o ertelediğin, yaşayamadığın hazzı arar durursun. Ağzında sürekli bişeyler gevelemek, ağız bölgeni sürekli bişeylerle meşgul etmek, bu sayede o zamanında yaşayamadığın hazzı yaşamak istersin. Bünye buna saplanır kalır.

Benzerini, haz merkezinin anüs ve çevresi olduğu anal dönem için de söyleyenler var.

Sigara tiryakiliğinden tutun da yeme bozukluklarına, tırnak yemeye, parmak emmeye kadar pek çok alanda oral fiksasyon izleri görmek mümkün diyor Freud’a gönül verenler.

Hatta geriye dönüp incelemeye çalışırsak, Freud’da da oral fiksasyon var diyebiliriz. Yoksa diyemez miyiz? Puro sadece puro muydu?

hmms…

Yani özetle, Freudian bir bakış açısından bakıldığında da çiçek dalında, her şey zamanında güzeldir.

Çiçeklerle kalınız.

Kaynak: Niyoseris

Haberin Devamı